• Cihan Alp

Şiddet ve Sağlık Hakkına Etkisi: Devletin Şiddet Mağdurlarına Yanıtı

Bir önceki yazımızda seks işçilerinin ve trans bireylerin uğradığı şiddet ile kürtaj konusu da dahil olmak üzere sağlık hakkına erişimde yaşanan problemlerden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise şiddet türlerine maruz kalan bireylere devletin kurumsal müdahaleleri, bu müdahalelerin eksik ve yeterli yanları ile bu müdahalelere devletin ayırdığı bütçe incelenecektir.


Şiddet mağdurlarının uğradığı zararların telafisine yönelik hukuk düzeninin öngördüğü bir takım mekanizmaların olduğunu belirtmiştik. Bu mekanizmalar vardır fakat iyi işletilememektedir. Şiddet eylemleri nedeniyle yaptırım görmeyen failler davranışlarının hukuki sonuçlarının olmadığını düşünüp cesaretlenmektedir.



Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının "Alo 183 Sosyal Destek" hattına çeşitli birey gruplarının yanı sıra engellilerle ilgili çağrılar da gelmektedir. Çağrılar değerlendirilerek rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmektedir. Destek hattına ihmal, istismar ve şiddetin önlenmesine yönelik bildirimler gelmekte, acil müdahale birimlerine iletilmekte ve vakaların önüne geçilmektedir. Bununla birlikte, mağdurların devlet tarafından korunamadığı, olayın tekrar yaşanmaması için önlem alınamadığı ve yaptırım süreçlerinin gerektiği gibi yerine getirilemediği örnekler de vardır.


Türkiye, 2014 yılında yürürlüğe giren ve ilk imzacılarından olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden 2021 yılında Anayasa'ya aykırı biçimde ayrılmıştır. İstanbul Sözleşmesi'nde "toplumsal cinsiyet" ve "kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet" tanımları yer almaktadır. Sözleşmeden ayrılma gerekçesi "Türk aile yapısına aykırılık ve eşcinsel örgütlenmelere kapı açma" düşüncesine dayanmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini düzenleyen 3. ve 4. maddelerin eşcinsel birlikteliklere yasal güvence sağladığı, toplumsal yapıya zarar verdiği, kadının ifadesine dayanarak şiddet faili hakkında verilen uzaklaştırma kararının aile kavramına zarar verdiği iddia edilmiştir.



Cinsel istismar ve kasten öldürme gibi suçlarda tutuklama için somut delil aranmaktadır. STK'lar ve muhalefet partisi, özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında "kişinin ifadesine dayanma" ilkesinin önemine vurgu yapmakta, bazen istismar suçlarının olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.


Türkiye'de şiddetten kurtulanlara ayrılan bütçe, kadın, çocuk, engelli, LGBTİ gibi çeşitli dezavantajlı gruplar açısından kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2019-2023 stratejik planının toplam bütçesinde "kadına yönelik şiddetle mücadelede önleyici ve koruyucu hizmetlerin sunulması" hedefi kapsamında 166.500.000 Türk Lirası bütçe ayrılmıştır. Bu bütçenin bakanlığın toplam bütçesine oranı %3,48'dir. Pandemi döneminde şiddetin artması, sağlık hizmetlerine ulaşamama gibi sorunlar nedeniyle konuya ayrılan bütçenin artırılması gerekmekteydi.


 
Kaynakça

Bu yazı, Sağlık Hakkı Derneği'nin Birleşmiş Milletler Sağlık Hakkı Özel Raportörlüğüne sunmuş olduğu "Şiddet ve Sağlık Hakkı Etkisi Üzerine Raporu"ndan alıntılanmıştır. Rapora ulaşmak için buraya tıklayınız.