• Cihan Alp

Şiddet ve Sağlık Hakkına Etkisi: Seks İşçiliği, Kürtaj ve Trans Bireyler


Türk hukukunda transseksüel olmayı hukuka aykırı sayan hiçbir norm bulunmamaktadır. Ne var ki trans bireylerin suçlu muamelesi gördüğüne dair kötü uygulama örnekleri sık görülmektedir. Benzer şekilde seks işçisi olmayı da hukuka aykırı sayan bir norm yoktur fakat seks işçiliğine dair hukuki mevzuat kapsamında seks işçileri attıkları her adımda suçlu muamelesi görebilmektedir. Seks işçisi trans bireyler ise hem trans olmaları hem de seks işçisi olmaları nedeniyle sıklıkla şiddetin hedefi olmaktadırlar.



Türkiye'de elektif kürtaja belirli koşullar altında izin verilse de uygulamada sıklıkla sorun yaşanmaktadır. Özellikle genç ve bekar kadınların karşı karşıya kaldığı önyargılı tutumlar, kişilerin elektif kürtaj hizmetinden yararlanmasını güçleştirmektedir. Kadir Has Üniversitesi'nin 2016 yılında yayınladığı "Devlet Hastanelerinde Kürtaj Hizmetleri" raporuna göre, 81 ilin 53'ünde isteğe bağlı kürtaj hizmeti veren hastaneler bulunmuyor. Bu durum kadınların yasa dışı bir şekilde kürtaj hizmeti veren sağlıksız ortamları tercih etmelerine neden olmaktadır.



Adet sırasında hijyenik pedlerin sık sık değiştirilmesi üreme sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Derin Yoksulluk Ağı ve Açık Alan Derneği (2021) tarafından yapılan araştırma, kadınların %82'sinin hijyenik pedlere erişiminin olmadığını ortaya koymaktadır. Sıhhi pedlere sınırlı erişim, kadınları üreme sağlığı açısından riskli bir duruma sokmaktadır.





Trans kadınların toplumda iş olanakları kısıtlandıkça seks işçiliğine yönelmeleri ve bunun getirdiği sağlık riskleri artmaktadır. Rutin sağlık hizmetlerine erişemeyen LGBT+ bireyler ciddi sağlık risklerine maruz kalmaktadır. Bir araştırmaya göre mülteci LGBT+ bireyler ikamet ettikleri illerde sağlık hakkına erişimde birçok engelle karşılaşmakta, yasal düzenlemelerin uygulanmasından, dil engellerinden ve sağlık çalışanlarının ayrımcı tutumlarından olumsuz etkilenmektedirler. Psikolojik sorunlar, şiddetle başa çıkmanın bir yöntemi olarak alkol ve madde bağımlılığına yol açabilmektedir. İnsan ticareti mağdurlarına, mağdur destek programı kapsamında bilgilendirildikten sonra cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından test yapılabilmektedir; ancak, destek programına dahil edilmedekleri taktirde gerekli danışmanlık hizmetine ulaşmak ve sürece rıza göstermek gibi haklarından mahrum bırakılmaktadırlar.

 
Kaynakça

Bu yazı, Sağlık Hakkı Derneği'nin Birleşmiş Milletler Sağlık Hakkı Özel Raportörlüğüne sunmuş olduğu "Şiddet ve Sağlık Hakkı Etkisi Üzerine Raporu"ndan alıntılanmıştır. Rapora ulaşmak için buraya tıklayınız.