• Cihan Alp

Sağlık Çalışanının Tıbbi Müdahaleden Doğan Sorumluluğu



Sorumluluk kavramı, hukukta, günlük yaşam içerisinde meydana gelen zararlardan doğan tazminat veya ceza yükümlülüğünü ifade etmek için kullanılır. Sorumluluk, genellikle kişinin zarar görene tazminat ödemesini gerektirir ve "tazminat sorumluluğu" olarak ifade edilir. Gerçekleştirilen davranış ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmışsa "ceza sorumluluğu" olarak adlandırılır. Her iki sorumluluk türü kendi içerisinde karmaşık yapılar barındırsa da konunun temel yönleri bu yazıda olabildiğince sade biçimde açıklanacaktır.

Sağlık çalışanının sorumluluğunu özel hukuktan doğan "tazminat sorumluluğu" ve ceza hukukundan doğan "ceza sorumluluğu" olarak incelemekte fayda vardır. İdare hukukundan doğan tazminat sorumluluğu ise bu yazıda ele alınmayacaktır.

Tazminat sorumluluğu genellikle muayenehade veya özel sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanının kusurlu veya (sözleşme ilişkisinin bulunduğu durumlarda) sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde doğar. Her iki durumda da sağlık çalışanı, meydana gelen zararı tazmin etmekle yükümlüdür.



Sağlık çalışanının sorumluluğundan bahsedilebilmesi için meydana gelen zararın sağlık çalışanının davranışından kaynaklanması gerekir. Örneğin anamnez alınırken hastanın hekime doğru bilgi vermemesi nedeniyle uygulanan tedaviden hastanın zarar görmesinde sorumluluk hekime yüklenemez, hastaya aittir. Hekimin anamnez alırken yeterli soruşturmayı yapmaması neticesinde hasta zarar görürse, bu durumda hekimin sorumluluğundan bahsedilebilir. Bazı durumlarda ise meydana gelen zarardan birden fazla kişinin sorumluluğu söz konusudur. Bu durumda herkesin kendi kusuru oranında zararı tazmin etme yükümlülüğü vardır. Kusurlu kişilerden biri hastanın kendisiyse kendi davranışından doğan zararın giderimini isteme hakkı bulunmamaktadır.

Ceza sorumluluğunda ise sağlık çalışanının özel sektörde veya kamu sektöründe çalışması esaslı bir etki doğurmaz. Fakat görevi ihmal suçu gibi bazı suçlar yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilir. Ceza sorumluluğunun doğmasında sağlık çalışanı ile hasta arasında bir sözleşmenin olması ceza sorumluluğu açısından önemli değildir. Zira ceza sorumluluğu, ceza kanunlarında önceden suç olarak tanımlanmış davranışların gerçekleştirildiğinin ceza mahkemeleri tarafından tespit edilmesi neticesinde kanunda önceden belirlenmiş cezanın faile verilmesiyle yüklenir. Sağlık çalışanının gerçekleştirdiği davranış kanunda suç olarak tanımlanmışsa ceza sorumluluğu söz konusudur.

Sağlık çalışanının gerçekleştirdiği bir eylem (örneğin hastanın durumunun kötüleşmesine sebebiyet vermesi) hem tazminat sorumluluğu hem de ceza sorumluluğu doğurabilir ve böyle durumlarda sorumlu kişi her iki sorumluluğun sonuçlarına da ayrı ayrı katlanmak zorundadır.