top of page
  • Asiye Balaban

Sağlık Çalışanı Haklarının Uygulanmasında Karşılaşılan Güçlükler

Sağlık çalışanlarının haklarından bahsederken hekim hakları esas alınarak sınıflandırma yapılabilir. Zira hasta ile yaşanan hukuki uyuşmazlıkların karşı tarafında ağırlıklı olarak hekimler bulunduğundan gerek yargı kararları gerekse de doktrinler konuya hekimler üzerinden eğilmeyi gerektirmektedir.

Günümüzde birçok sebepten ötürü sağlık hizmetinin iki tarafı olan hasta ve sağlık çalışanı/hekim arasında sorunlar yaşandığı bilinmekte ve sağlık sektöründe yaşanan bu sorunlar ve çözümleriyle ilgili ağırlıklı olarak, hasta odaklı konuya yaklaşıldığı görülmektedir. Her ne kadar hasta ve sağlık çalışanı arasında işin doğası gereği hastanın sağlık çalışanları karşısında güçsüz, hukuken menfaatlerinin korunmaya değer olduğu görüşü benimsenmiş ve bu yüzden hasta hakları, hasta memnuniyeti ön planda tutulmuşsa da salt bir tarafı ihya etmek çözüm olmayacaktır.

Sağlık çalışanı hakları ile hasta hakları birbirine karşıt haklar olmadığından hasta memnuniyetini arttırmak adına sağlık çalışanlarının iş yükünün arttırılması ve çalışma koşullarının zorlaştırılması sağlık hizmetinin kalitesini düşürür. Nitekim bu durum göz ardı edildiği için bugün hasta hakları konusunda toplumda belirli bir derecede hassasiyet oluşsa da sağlık çalışanı haklarına ilişkin talepler kimi zaman sağlık çalışanlarının "ayrıcalık talepleri" olarak algılanmaktadır. Adına her ne kadar "sağlık çalışanı hakları" dense de aşağıda kısaca değindiğimiz sağlık çalışanları hakları incelendiğinden bu hakların ayrıcalık talebi değil sağlık hizmetinin kalitesini arttırmaya ve hasta haklarını geliştirmeye yönelik haklar olduğu anlaşılmaktadır.


SAĞLIK ÇALIŞANI HAKLARI NELERDİR?

  1. Hasta ve yakınlarından kendisine saygılı davranılmasını ve güvenilmesini bekleme hakkı: Her sağlık çalışanı, sağlık hizmeti verdiği hasta ve hasta yakınlarından, kendisine güvenilip saygılı davranılmasını talep etme hakkına sahiptir. Bu hak, hasta ve sağlık çalışanları arasındaki ilişkinin her yönüyle sağlıklı gelişmesinde kilit bir role sahiptir. Nitekim, kendisine güvenilmeyen ve saygı duyulmayan bir sağlık çalışanının ne hastaya ne de sağlık hizmetine faydasının olmayacağı açıktır.

  2. Tedaviyi yarıda bırakma ve hastayı reddetme hakkı: Tedaviyi yarıda bırakma ve hastayı reddetme hakları, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü 18. ve 19. maddelerinde düzenlenen haklardandır. Buna göre, hekim ve diş hekiminin acil yardım, resmi veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmaktan çekinebileceği düzenlenmiştir. Ancak maddeye göre; hastayı ret hakkı mutlak bir hak olmayıp acil yardım, resmi veya insani vazifenin ifası halleri dışında kullanılabilen bir haktır. Dolayısıyla sağlık çalışanları, hastayı reddetme hakkını keyfi olarak kullanmayacak olup ret gerekçelerini açık ve net bir şekilde gösterebilmeleri gerekmektedir.

  3. İyileştirme garantisi vermeme yükümlülüğü: Tedavi ya da tıbbi müdahale gibi, hastaya sunulan sağlık hizmetleri sonucunda, kural olarak, hastaya iyileşme garantisi verilemez.

  4. Hastanın tedavisiyle ilgili usul ve yöntemleri belirleme hakkı: Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 6. maddesinde; hekim ve diş hekiminin, mesleğini icra ederken, hiçbir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve mesleki kanaatlerine göre hareket edeceği, ayrıca uygulayacakları tedaviyle ilgili usul ve yöntemi belirleme hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. Bu kapsamda, hekim, karar verirken çıkar çevrelerinin etkilerinden uzak, özgür ve bağımsız olarak, hastanın yararına olacak şekilde karar vermelidir.

  5. Çalışma koşullarına ilişkin haklar: Sağlık çalışanlarının yoğun çalışma koşulları ve nöbetleri göz önüne alındığında, vakitlerinin çoğunu çalıştıkları sağlık kurumlarında geçirdiği ve çalışma tempolarının oldukça yorucu olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Sağlık çalışanlarının temiz bir ortamda çalışmaları, çalıştıkları ortamın modern ve tam donanımlı olması, mesleklerini özgürce icra edebilmeleri, yeterli gelir elde etmeleri gibi temel hakları mutlaka sağlanmalıdır.

  6. Gereğinden fazla sayıda hastaya bakmama hakkı: Sağlık çalışanları ve özellikle hekimlerin çalışma saati içerisinde bakabileceği hasta sayısı, makul şekilde sınırlandırılmış olmalıdır.

  7. Tıbbi etik ilkelerine bağlı olunmasını isteme hakkı: Her sağlık çalışanı, bizzat tıbbi etik ilkelerine bağlı olmakla yükümlü olduğu gibi, kendisi de diğer meslektaşlarından tıbbi etik ilkelerine bağlı olunmasını isteme hakkına sahiptir.

  8. Konsültasyon (danışmanlık) isteme hakkı: Hekimlerin konsültasyon isteme hakkı, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 24. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre hastaya bakan hekim veya diş hekiminin, konsültasyon yapılmasına gerek duyduğu takdirde, keyfiyeti hastaya bildireceği, bu teklifin hasta tarafından kabul edilmemesi ihtimalinde ise hastaya bakan hekim veya diş hekiminin hastasını bırakabileceği ifade edilmiştir.

  9. Cezai infazlarda bulunmayı reddetme hakkı: Dünya Tabipler Birliği, devletin zorunlu kıldığı yöntem ne olursa olsun, hiçbir hekimden ölüm cezasına etkin biçimde katılmasının istenemeyeceği şeklinde yayınladığı Lizbon Kararları, Tokyo Bildirgesi ve BM Tıbbi Etik İlkeleri ile açıkça, hekimlerin ve dolayısıyla diğer sağlık çalışanlarının, kişiyi cezalandırma yaptırımlarında bulunmama hakları olduğunu açıklamaktadır.

  10. Hukuki yardım isteme hakkı: Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında; sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerden dolayı personele karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemler ve davalarda, personelin talebi üzerine, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca hukuki yardım yapılacağı, Bakanlık ve bağlı kuruluşları merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye teşkilatı kadrolarında bulunan hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri ve avukatların ayrıca vekâletname ibraz etmeksizin, ilgili personeli vekil sıfatıyla temsil edeceği belirtilmiştir.

 

KAYNAKÇA

  1. Türk Tabipleri Birliği Hekim Hakları Bildirgesi. (2010). Türk Tabipleri Birliği: Türk Tabipleri Birliği Etik Bildirgeleri (s. 17-20). Ankara: Türk Tabipleri Birliği Yayınları.

  2. DERHEM, B. (2006). Hekimlerin Mevzuata Göre Sahip Oldukları Haklar ve Cezai Sorumlulukları Konusunda Bilgi Düzeyi ve Davranışları. Ankara: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Tıpta Uzmanlık Tezi.

  3. ERDOĞMUŞ, E. (2007). Hekim Hakları. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı. 05 06, 2021




İlgili Yazılar

Hepsini Gör