• Tuğçe Şahin

Meslektaşlar Arasında Dayanışma ve Yardımlaşmayı İsteme Hakkı

Dayanışma ve yardımlaşma ruhu, hem bilgi paylaşımına yardımcı olarak sunulan hizmetin kalitesini arttıracak, hem de sağlık çalışanlarının mesleklerinden duyduğu tatmini arttıracak ve yaşanan zorluk ve sıkıntılarda bireylerin tek başına olmadığını, meslektaşlarının da yanında olduğunu hatırlamalarını sağlayacaktır.

Esasen bu hak, sadece sağlık çalışanlarına özgü bir hak değildir; toplumdaki tüm bireylerin, tüm meslek gruplarının arasında olması ve tanınması gereken haklardan belki de ilkidir. Zira bu dayanışma ve yardımlaşma ruhu, hem bilgi paylaşımına yardımcı olarak sunulan hizmetin kalitesini arttıracak, hem de sağlık çalışanlarının mesleklerinden duyduğu tatmini arttıracak ve yaşanan zorluk ve sıkıntılarda bireylerin tek başına olmadığını, meslektaşlarının da yanında olduğunu hatırlamalarını sağlayacaktır.

Bu hakkın işlevselliğini kazanmasında en büyük görev, meslek oda, birlik ve sivil meslek örgütlerine düşmektedir. Zira bu oda, birlik ve örgütler, ilgili oldukları meslek gruplarının sorunlarını açığa çıkarmada, çözüm bulmada, kitlesel olmanın avantajını da kullanarak, tek tek bireysel çabalara göre daha başarılı olmaktadır.


Bu başlık altında bahsedilmesi gereken bir diğer hak da örgütlenme hakkıdır. Aslında, hemen yukarıda değinilen, meslektaşlar arasında dayanışma ve yardımlaşmayı isteme hakkı bölümünde ele alınan, meslek oda, birlik ve örgütler, işte tam bu noktada, yani örgütlenme hakkı kapsamında da kendini göstermektedir. Zira örgütlenme hakkı, sadece sendikal değil; aynı zamanda mesleki örgütlenmeyi de içinde barındırmaktadır. Bu kapsamda, sağlık çalışanları, meslek tanımı ne olursa olsun ve ister özel ister kamu sağlık çalışanı olsun; isterse de bağımsız şekilde mesleğini icra ediyor olsun, fark etmeksizin, örgütlenme hakkına sahiptir.


Özellikle, sağlık çalışanlarına karşı şiddetin arttığı, fazla mesailer, yorucu nöbetler ve yıpratan mobbingler yüzünden intiharların yaşandığı ülkemizde, sağlık çalışanlarının ancak örgütlenerek kendi içlerinde bilinçlenip haklarının farkına varacağı ve hasta ile hasta yakınları başta olmak üzere, topluma da bu konuda ışık tutacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, yapılan araştırmalara göre, sağlık çalışanlarının mesleki ve sendikal örgütlenmesi istenilen düzeyde bulunmamaktadır. Bunun en önemli sebepleri arasında, sendika ve örgütlerin, üyelerinin taleplerini karşılamada yetersizliği, sağlık mesleği sorunlarıyla ilgilenmek yerine siyasi eğilimlere odaklı hareket etme, özellikle sendikal olarak örgütlenen sağlık çalışanlarına, bağlı çalıştıkları kurumlarda yansıtılan baskı gösterilmektedir.