• Cansın Turbay

İstanbul Ataşehir’de bulunan bir özel hastanede yaşanan üzücü olayın takipçisiyiz.



İstanbul Ataşehir’de bulunan bir özel hastanede yoğun bakımda görevli sağlık personellerinin yoğun bakım servisinde yatan hastaya yönelik kabul edilemez davranış ve beyanları sebebiyle Sağlık Bakanlığı ve Savcılık tarafından soruşturma başlatılmış olup hastanenin faaliyeti durdurularak ilgili personeller tutuklanmıştır. İddialar bu olayla sınırlı kalmayıp ilgili hastane tarafından birçok sağlık ve hasta hakkının da ihlal edildiği, olası kasta varan fillerle hastaların yaşam haklarının ihlal edildiği kamuoyuna yansımış olup yargılama halen devam etmektedir.

Basına yansıyan görüntüler incelendiğinde insan haklarına ve özellikle sağlık hizmeti tesisi ilkelerine açıkça aykırılık taşıyan bu davranışların toplumun her kesimince kınanması ve sağlıkta güvenin sarsılmaması adına tekrarının önüne geçilmesi zaruridir.

Ne yazık ki son yıllarda ülkemizin sağlık sisteminin temel sorunları sağlıkta şiddet ve hasta haklarına aykırı müdahalelerdir. Bu sorunların hasta ve hekim arasındaki güven, saygı ve anlayış eksikliğinden doğan, adeta bir madalyon gibi birbirine bağlı iki yüz olarak düşünülmesi gerekmektedir. Zira hastaya temel insan haklarına, hasta onuruna ve değerine yaraşır muamele edilmesi meslek etiğinin gereği ve kanuni bir zorunluluk olmakla hastanın da hekime eş bir yükümlülük ile yaklaşması gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi için de hekimle hastayı karşı karşıya getiren sağlık politikalarından vazgeçilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 2 ile düzenlenen sosyal devlet ilkesi gereği devlet, herkese insan onuruna yaraşır asgari bir hayat seviyesi sağlamakla yükümlü olup madde 56 gereği sağlık hizmeti sağlama yükümlüsü olan devlet, bu yükümü kamu ve özel kesimdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. O halde yaşanan sağlık hakkı ihlaline ilişkin cezalandırma ve denetleme yetkisi devlete ait olmakla bu noktada verilen cezalarla yetinilmemeli, olayın mağduru hastanın tıbbi gereksinimlerine daha uygun olan palyatif bakım gibi hizmetlere verilen önem arttırılmalı, hekim- hasta diyaloğunu kuvvetlendirici çalışmalar yapılmalı, performansa dayalı sistem terk edilmelidir.

Sağlık Hakkı Derneği olarak yaşanan üzücü olaya karşı sessiz kalmadığımızı bildirir, faillerin yargılanması sürecinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.