Çağdaş Tıp Olanaklarını İzlemek ve Uygulama Yapabilmek için Gerekli Ortamın İstenmesi

Günümüzde tıp mesleği klinik teknolojisinde sürekli yeni gelişmeler olmaktadır. Buna bağlı olarak tanı ve tedavi yöntemlerinde de gelişme kaydedilmektedir.

Hekimlik mesleği, özellikle son yıllarda yükselen bir ivme ile gelişen iletişim ve bilgisayar teknolojisine her düzeyde ihtiyaç duyulan bir uygulamaya dönüşmüştür.


Hekim hastasına çağdaş tıbbın bütün olanaklarını sunma hakkına sahiptir. Eğer hekim bu olanakları hastasına karşı kullanmazsa hastasını gereğince tedavi etmemiş olabilir. Bu nedenle konu insan sağlığı olduğu için çağdaş tıbbın bütün imkanları kullanılmalıdır. Aksi takdirde hekimin mesleğine karşı yabancılaşması söz konusu olabilir.




Tıp eğitimi alırken yüksek teknolojinin tıptaki uygulama alanlarını gören bir hekimin iş yaşamında da teşhis ve tedavide bu gelişmeleri yaşamayı ve uygulamayı istemesi en doğal hakkıdır. Buna göre hekim, sağlık güvencesi olan bir hastaya bakıyorsa gerekli gördüğü durumlarda hastasını bulunduğu yerden daha ileri bir merkeze sevk edebilmelidir.





Hastane sahibinin, çalıştırdığı hekimlerin tıp dünyasındaki ve ülkemizdeki gelişmeleri takip edebilmeleri için gerekli olan ortamı sağlamaması bir kusurdur. Bu sebeple; hastane sahibi, çalıştırdığı hekimin, kusuru bulunmasa dahi gerek tıp dünyasındaki gerekse ülkemizdeki gelişmeleri bilmemesinden dolayı zararı gören hastaya karşı sorumluluğu doğar. Bu nedenle hastanın durumunun acil olduğu durumlarda hastanın bulunduğu sağlık kuruluşunda tedavisi mümkün olmasa bile sağlık durumunun stabil hale getirilmesi ve hastanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir sağlık kuruluşuna sevk etmesi gerekir.




Hastaneler, hastane ortamındaki bakım, tanı ve tedavide kullanılacak araç ve gereçlerin seçilmesi, kullanılması, korunması ve bakımında gerekli olan özeni göstermelidir.

Özel hastane sahipleri, kendi ekonomik imkansızlıklarını sebep göstererek piyasadan kalkmış araç ve gereçleri kullanması halinde meydana gelebilecek zararları hastalara yüklememelidir. Bu konularda dünya standartları ölçü olarak alınmalıdır. Bunların ülkemize getirilmesi için oluşabilecek engeller öncesinden tespit edilip ortadan kaldırılmalıdır.






Ülkemizde tıbbi ve teknik imkanların eksikliği hekimi, zorunlu olarak, formalite uygulamaya sevk etmektedir.

Hekimler bu gibi sınırlamalardan kurtarılmalı ve onlara çağdaş tıp imkanların tamamı sunulmalıdır.






 

Kaynaklar

Erdoğmuş E. (2007). Hekim Hakları. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, İstanbul.