Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması

Modern tıbbın gelişmesiyle birlikte ceza muhakemesinde suçun maddi unsurlarının şüpheye yer bırakmayacak ölçüde aydınlatılması adına vücuttan örnek alınması önemli bir imkândır.


Bu kapsamda Ceza Muhakemesi Kanunu’nda “bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, inceleme yapmak üzere ilgililerden alınan biyolojik ve diğer materyaller ‘’örnek’’ olarak tanımlanmaktadır. Bu materyallerin şüpheli veya sanık ile diğer kişilerden alınması iki nedenle olabilir. Bu nedenlerden ilki, suça ilişkin delil elde etme amacıdır. Kişilerin giysileri dışında açıkta kalan cilt bölgelerine sıçramış kan, tükürük gibi lekeler, ateşli silah kullanımı sonucu ellerde bulunabilen barut artıkları, mağdurun cinsel organlarında bulunabilecek meni salgısı gibi emareler suça vücut veren olayın ispatlanmasında doğal belirti niteliğinde delil olabilir. Yine aynı şekilde vücutta bulunan kıl parçaları ya da mağdur ile failin boğuşması sonucu mağdurun üzerinde kalan faile ait kan, kıl, kepek, deri hücresi gibi maddeler delil olabilecek önemli doğal belirtilerdir.


CMK bu konuyu 75-77 maddeleri arasında şu şekilde düzenlemektedir.


Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması


Madde 75
  1. Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmi dört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.

  2. İç beden muayenesi yapılabilmesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.

  3. İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılabilir.

  4. Cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır. Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz

  5. Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir.

  6. Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler saklıdır.


Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması


Madde 76

  1. Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, mağdurun vücudu üzerinde dış veya iç beden muayenesi yapılabilmesine veya vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahî bir müdahalede bulunmamak koşuluyla; Cumhuriyet savcısının istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmi dört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.

  2. Mağdurun rızasının varlığı halinde, bu işlemlerin yapılabilmesi için birinci fıkra hükmüne göre karar alınmasına gerek yoktur.

  3. Çocuğun soy bağının araştırılmasına gerek duyulması halinde; bu araştırmanın yapılabilmesi için birinci fıkra hükmüne göre karar alınması gerekir.

  4. Tanıklıktan çekinme sebepleri ile muayeneden veya vücuttan örnek alınmasından kaçınılabilir. Çocuk ve akıl hastasının çekinmesi konusunda kanunî temsilcisi karar verir. Çocuk veya akıl hastasının, tanıklığın hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olması hâlinde, görüşü de alınır. Kanunî temsilci de şüpheli veya sanık ise bu konuda hâkim tarafından karar verilir. Ancak, bu hâlde elde edilen deliller davanın ileri aşamalarında şüpheli veya sanık olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz.

  5. Bu madde gereğince verilen hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir.


Kadının muayenesi


Madde 77

  1. Kadının muayenesi, istemi halinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır.


Suç teşkil eden emarelerin delil teşkil edebilmesi için iç ve dış muayene olarak ikiye ayrılan insan bedeni üzerinde yapılan inceleme beden muayenesidir.


Hangi hususların iç beden muayenesine tabi olduğunu bilmek haklarımızın ayrımı için ehemmiyet arz etmektedir. Vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle, saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınması ve cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene, iç beden muayenesine ilişkin şartlara tabi tutulmuştur.


Kanun maddesinde belirtilen hususlarda dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan bir tanesi iç beden muayenesinin kolluk tarafından gerçekleştirilemeyeceği hususudur. Anayasada kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı düzenlenmiş olup, kişi üzerinde gerçekleştirilecek muayene ancak kanuni dayanak olması halinde mevcuttur. Bu muayeneyi ise ancak tabip ve sağlık mensupları gerçekleştirebilmektedir. Burada kanunda aynı zamanda da kanuna uygun şekilde düzenlenen yönetmelikte bahsi geçen hususlardan bir tanesi kadınların istemi halinde ve imkanlar ölçüsünde muayenenin kadın hekim tarafından yapılmasıdır. Kadın tabibin bulunmaması ya da olanakların el vermemesi durumunda muayene sırasında tabip ile birlikte bir başka kadın sağlık mesleği personelinin bulundurulmasına özen gösterilmesi gerekliliğidir.



Yukarıda tamamı bildirilen kanun maddelerinde sübut bulan beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması konusunda dikkat edilecek önemli hususlardan bir tanesi bu işleme başvurabilmek için işlemin kişinin sağlığını tehlikeye düşürmemesi ve cerrahi müdahalede bulunulmaması gerektiğidir. Zira özünü ulusal üstü insan hakları belgelerine dayandıran sağlığın korunması hakkı buna dayanak teşkil eden başlıca sebeplerdendir.


Üzerinde durulması gerekli bir konu ise rıza meselesidir. Bu konuyu şüpheli ve sanık için ayrı, mağdur ve üçüncü kişi için ayrı olarak değerlendirmekte fayda vardır. Adli tıp muayeneleri tıbbi bir muayene olup bunun genel koşulu ilgilinin rızasının varlığıdır. Sanığın rıza göstermemesi susma hakkı ile ilintili olmakla birlikte sanık kendisine uygulanan koruma tedbirlerine katlanmalıdır. Bu nedenle yönetmelikte belirtildiği şekilde de mevzuatta aranan tüm koşulların gerçekleşmiş olmasına ve şüpheli veya sanığın bu konuda aydınlatılmış olmalarına rağmen muayene yapılmasına ya da örnek alınmasına rıza vermemeleri hâlinde, kararın infazı için ilgilinin muayenesini veya vücudundan örnek alınmasını sağlamak üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığınca gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Mağdurun ve üçüncü kişilerin rızasının mevcut olmaması durumunda hakim veya savcı kararı ile beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasının mümkün olduğu yasaca düzenlemiştir. Burada delil elde etmek amacı ile rıza olmadan gerçekleştirilen beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması kişinin vücut bütünlüğünün korunması ilkesinin ihlaline sebep olur mu konusu tartışmaya açık bir mevzudur. Zira sanığın tedbirlere uyma yükümlülüğü mevcutken mağdur ve üçüncü kişiye rızası mevcut olmadan böyle bir mecburiyet yüklenmesinin gerekli olmayacağı düşünülerek muayene edilip edilmeme konusunda görüşünün alınması gerekliliğine öncelik vermek daha makul ve kişilik haklarına daha uygun olacaktır.


Kanunda yer alan şartlara uyulmadan yapılan beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması işlemi ile elde edilen deliller ceza muhakemesinde kullanılamayacaktır. Çünkü isnat edilen suç ancak hukuka uygun delillerle ispat edilebilir. Buna göre yöntemine aykırı olarak yapılan beden muayenesi ve vücuttan örnek alma sonucu elde edilen deliller hukuka aykırı delil niteliğinde olacaktır.


Kanaatimizce vücuttan alınan örneğin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmesi ve bunun tespiti halinde kişinin vücut dokunulmazlığının haksız yere ihlal edilmesinden kaynaklı devletin doğrudan bir tazminat yükümlüğünün olması daha uygun olacaktır.


 

KAYNAKÇA

  1. AYGÜN, A. (2017). Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alma. Syf. 49-73, DergiPark.

  2. DOĞAN, R. (2018). Ceza Muhakemesi Hukukunda Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alma. TBB Dergisi.