top of page
  • ZİNE CİN

Serviks Kanseri: Farkında Olalım Fark Yaratalım!

Serviks, rahim ve vajinayı birbirine bağlayan boyun şeklindeki bölüme verilen isimdir. Serviks kanseri ise rahmin ağız kısmında, hücrelerin çeşitli sebeplerle kontrolsüz bir şekilde büyümesiyle meydana gelen bir kanser türüdür.

Bu kanser türü genel olarak aktif bir cinsel hayata sahip olan kadınlarda görülmektedir ve dünya çapında kadınlarda meme kanserinden sonra en sık karşılaşılan ikinci kanser türü olduğu tespit edilmiştir.

Aynı zamanda serviks kanseri ilk dönemlerde belirti göstermediğinden erken teşhisi oldukça zor olan ve hayati önem taşıyan bir hastalıktır. Dolayısıyla belirli periyotlarda jinekolojik muayenelerin, gerekli tetkik ve kontrollerin mutlaka yapılması gerekmektedir. Bu kontroller sağlıklı bir hayat sürdürebilmek için büyük önem arz etmektedir. Aksi durumda hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıpların yaşanma olasılığı yüksektir. Topluma bu farkındalığı aşılamak için serviks kanseri farkındalık ayı olarak ilan edilen Ocak ayında bilimsel ve sosyal alanda etkinlikler düzenlenmektedir.


Yapılan bilimsel araştırmalarda serviks kanserinin oluşumu için HPV(Human Papilloma Virüsü) olarak adlandırılan, enfeksiyona sebep olan bu virüsün mutlaka var olması gerektiği veya bu virüsün oluşumunu kolaylaştıran faktörlerin varlığının yeterli olduğu kanıtlanmıştır.



Peki, Serviks Kanserine sebep olan, HPV’nin oluşmasını kolaylaştıran başlıca faktörler nelerdir?

  • İlk cinsel deneyimin erken yaşlarda yaşanması. Kanserli hastaların analiz edildiği çalışmada ilk ilişki yaşının genellikle 15-19 yaş aralığında olduğu tespit edilerek ilk ilişki yaşının serviks kanseri için önemli bir faktör olduğu belirtilmiştir. Buna yönelik yapılan çoğu çalışmada benzer sonuçlar elde edilmiş ve önceki çalışmaların sonuçları desteklenmiştir

  • Alkol, sigara vb. sağlığa zararlı alışkanlıklar.

  • Birden fazla cinsel partnere sahip olmak veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkide bulunan partnerle ilişki yaşamak,

  • Doğum sayısının fazla olması. IARC (Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı)'nın yapmış olduğu çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre gebelik sayısının 7 ve üzerinde olan HPV(+) kadınlarda kanser riskini 3-6 kat artırmaktadır.

  • Kondom kullanmama,

  • İlk doğumun 20 yaşından küçükken meydana gelmesi. 16000'i aşkın Serviks kanserli hastaların analiz edildiği bir çalışmada ilk gebelik yaşının serviks kanseri ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir ve ilk ilişki yaşının 20'nin altında olmasının serviks kanseri riskini artırdığını belirtmiştir. Yapılan bir diğer çalışmada da bu hastalığa yakalanan kadınların çoğunluğunun ilk ilişki yaşı 15-19 yaşları arasında olduğu, ilk gebelik yaşının %14.4 oranında 12-19 yaş aralığında, %42.4 oranında 20-24 yaş aralığında olduğu tespit edilmiş ve bir önceki çalışmanın sonucunu desteklemiştir.

  • Oral kontraseptif kullanımının (gebeliği önleyici ilaçlar) 5 yıldan fazla olması,

  • Tedavi edilmeyen vajinal enfeksiyonlar.

Serviks kanserinin en önemli belirtileri ise; kokulu ve normal olmayan vajinal akıntılar, ağrısız anormal kanamalar, menopoz sonrası kanamalar, adet kanamalarının uzun ve ağır yaşanması, adet periyotları arasında oluşan lekelenmeler, kasık ve bel ağrılarıdır. Tabii ki bu saydıklarımızın herhangi birinin görülmesi her zaman hastalığın varlığına işaret etmez, dolayısıyla hemen evhamlanıp kötü düşüncelere kapılmamalı. Ancak derhal bir hekime görünüp gerekli tetkiklerin yaptırılması çok sağlıklı olacaktır.


Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde özellikle sahra altı ülkelerde hijyenin olmaması, sağlık hizmetlerine ulaşmanın zor olması hatta bazı bölgelerde sağlık hizmetinin olmamasından dolayı serviks kanserine yakalanan ve bu hastalıktan hayatını kaybeden bireylerin sayısı bir hayli fazladır. Diğer bir önemli ana etken kadınların regl dönemini hijyenik ve sağlıklı bir şekilde geçirmesidir. Ancak son zamanlarda küresel ekonomik krizle birlikte hijyenik pedlere ulaşmanın ne kadar zor olduğu apaçık ortadadır. Adet dönemi, kadın sağlığını ve doğurganlığını doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla devletin, sağlık hizmeti adı altında aile hekimleri aracılığıyla veya sosyal hizmet adı altında, pedlerin ücretsiz dağıtımını sağlayarak bu problemi çözüme kavuşturması büyük önem arz etmektedir.

Serviks kanseri aşı çalışmaları 1993’te başlamış olup 2006 yılında ruhsatlandırılarak piyasaya sürülmüştür. Ancak bu aşının henüz cinsel aktivitesi olmayan bireylere ve 9-13 yaş grubundaki bireylere uygulanması daha iyi sonuç verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, aşının HPV’nin tüm çeşidine karşı olmadığından, aşı yaptırılsa dahi belirli aralıklarla jinekolojik muayenenin yaptırılması kesinlikle aksatılmamalıdır. “Muayeneleri yine yapacaksam neden aşı olayım ki!” dediğinizi duyar gibiyim… Aşı, HPV’ye yakalanma ihtimalini minimum seviyeye düşürmekte, ama HPV'nin sadece bazı tipleri için… HPV aşısı, ABD, Kanada, Avustralya, Almanya, Fransa ve İsrail dahil birçok ülkede ücretsiz olarak uygulanmaktayken Türkiye’de ücretli olup tamamen ebeveynlerin isteğine bağlıdır.


Yeni bir gelişme olarak şunları da aktarmak isterim; İzmir Avukat Hakları Grubundan Avukat Banu Aşkın İnce'nin HPV aşılarının Ulusal aşı programına alınması için yaptığı başvurunun reddedilmesine karşı açtığı iptal davasının kazanılmasıyla aşının ücretsiz olmasının önündeki ilk engel kalkmıştır. Dilerim ki önümüzdeki günlerde aşının ücretsiz uygulanmaya başladığı haberini de alırız...


Peki, servikal kanser tarama testlerini (Pap Smear Testi, HPV-DNA (Co-Test)) yaptırmaya ne zaman başlanmalı ve bu testler hangi aralıklarla yapılmalıdır?

Amerikan Kanser Derneği'ne göre;

  • Kanser taramasına 21 yaşında başlanmalıdır.

  • 21-29 yaş aralığındaki bireyler 3 yılda bir Pap Smear testi yapmalıdır.

  • 30-65 yaş aralığındaki bireylerin ise 5 yılda bir taramaları yaptırması yeterli görülmektedir.

Vücudumuzun verdiği tepkileri görmezden gelmeyelim, kendimizin, bedenimizin ve sağlığımızın farkında olalım, yaşam kalitemizi artırıp fark yaratalım!

 

Kaynakça

  • Aydoğdu, S. G., & Özsoy, Ü. (2018). Serviks Kanseri ve HPV. Androl Bul, 20, 25-29.

  • Eke, R. N., Sezik, H., & Özen, M. (2016). Serviks Kanseri; Kadın Hekimler Yeterince Farkında Mı?, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dergisi, 26(1), 53-57.

  • Eroğlu, K., & Koç, G. (2014). Jinekolojik Kanser Kontrolü ve Hemşirelik, Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Dergisi, 77-90.

  • Güner, H., & Taşkıran, Ç. (2007). Serviks Kanseri Epidemiyolojisi ve Human Papilloma Virüs, Uzmanlık Sonrası Eğitim ve Güncel Gelişmeler Dergisi, 4(1), 11-19.

  • Kurt, A. S., Canbulat, N., & Savaşer, S. (2013). Adolesan Dönem Cinselliğiyle Öne Çıkan Serviks Kanseri ve Faktörleri, Bakırköy Tıp Dergisi, 9(2), 59-63.