28 Nisan “Sağlıkçıya Şiddete Hayır” Günü


Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre şiddet:

“Tehdit veya faaliyet düzeyinde; kendisine, başka bir kimseye, bir gruba veya topluluğa kasti olarak yönelmiş fiziki gücün; yaralanma, ölüm, psikolojik zarar, körelme veya mahrumiyet ile sonuçlanmış veya yüksek sonuçlanma ihtimali oluşturması.”




Ülkemizde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet maalesef ki görülmekle, özellikle işyeri şiddeti çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehdit eden bir unsur olduğundan İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirleri kapsamında ele alınarak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile her çalışan iş sağlığı ve güvenliği bakımından koruma altına alınmıştır. Konuyla ilgili son olarak kamuoyunda “Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi Yasası” olarak bilinen kanun, 17.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılan düzenlemeyle sağlık personeline karşı, görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında cezalarda artırım uygulanacak, hükmolunan hapis cezaları ertelenmeyecektir. Mağduriyet yaşayan tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensubu sağlık personelleri, görevden çekinme hakkına sahip olacak ve görev yapmakta olduğu sağlık kurum veya kuruluşunda aynı hizmeti verebilecek bir başka sağlık personeli var ise failin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini bir başka sağlık personeli yerine getirecektir.


Yıldız (2019) tarafından Ankara’da birer kamu, özel ve üniversite hastanesi ile bir 112 istasyonunda görev yapmakta olan sağlık çalışanlarıyla yapılan anketler sonucu hazırlanan çalışmada, şiddetin alında yatan temel sebepler;

  • Toplumun bilinç düzeyindeki düşüklük,

  • Doğru ve efektif bilgi içeren medya yayınlarının yetersizliği,

  • Sistemden kaynaklanan hata ve aksaklıkların toplum tarafından çalışan kaynaklı algılanması,

  • Kaynaklarının eksikliği/ dengeli planlanmaması ve

  • Şiddet halinde sağlık çalışanını koruyacak etkide önlemlerin mevcut olmaması şeklinde belirlenmiştir.


Yapılan çalışmada acil, dâhili ve cerrahi servislerin yoğun bakım, ameliyathane, radyoloji ve laboratuvarlar bölümlerine göre daha fazla şiddete maruz kaldığı görülerek hastanın hayati tehlikesinin ciddiyeti ve hasta ve yakınlarının psikolojik durumlarının şiddetin varlığı noktasında belirleyici etkide olduğu tespit edilmiştir. Benzer araştırmalarda özel hastanelerdeki şiddet oranının kamu hastanelerine oranla daha düşük olması, özel hastanelerin hasta kapasitesinin imkanlarıyla orantılı olması ve özel hastanelere başvurunun zaruriyetten ziyade alınan geçmiş hizmetten duyulan memnuniyete dayalı olmasına bağlanmaktadır.


2021 şubat ayında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından finanse edilen proje kapsamında Türkiye genelinde yapılan sağlıkta şiddet araştırmasında Türkiye genelinde sağlıkçıların yüzde 67’sinin en az bir kez şiddete maruz kaldığı ve yüzde 84’ünün bu durumun tekrarından korktuğu saptanmıştır. Özellikle COVID-19 salgını ile mücadele döneminde sağlık çalışanlarının önemi bir kez daha anlaşılmışken sağlık çalışanlarına yönelik şiddet haberleri almaya devam etmemiz oldukça üzücüdür. Yaşanan sorunların önüne geçilmesi ancak sağlık çalışanlarının toplum gözündeki itibarını yükselten bir tutumla, uygulanabilirliği yüksek ve sıkı denetlenebilecek mevzuatsal düzenlemelerin varlığı ve özellikle sosyal medya aracılığıyla toplum bilincinin arttırılmasıyla mümkün olacaktır.


Sağlık şiddetine maruz kalındığında veyahut tanık olunduğunda ne yapılmalıdır?

“Beyaz Kod’’ bildirimi ile kurulan sisteme dahil olan sağlık çalışanı, şiddet halinde Beyaz Kod çağrı hattını (113) tuşlayarak güvenlik görevlilerinin intikalini sağlamalıdır. Olaya yönelik tutulacak tutanak sonunda mağdur sağlık çalışanı sağlık raporu alarak (tıbbi veyahut psikolojik şiddete yönelik) Cumhuriyet Savcılığı’na başvurmalıdır. Bir şiddet olayına tanık olmanız halinde tutanakta tanık olarak yer almanız yargılama süreci sonunda failin cezalandırılabilmesi ve mağdur sağlık çalışanının zararının tazmini noktasında oldukça önemlidir. Zira bu durum hem bir vatandaşlık görevi olup hem de yerine getirilmemesi, Türk Ceza Kanunu madde 98 gereği yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi kapsamında suçtur.

Yargılama süreci bakımından, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 54. Maddesi gereği sağlık hizmetinin sunumu sırasında personele karşı işlenen suçlarda talep halinde şiddet gören çalışana devlet tarafından atanacak avukatlar aracılığıyla ücretsiz hukuki yardım imkanı sağlandığı belirtilmelidir.

Özellikle pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının toplum için yaptıkları fedakarlıkların hatırlarda kalıcı olmasını dileyerek, sağlık çalışanlarına şiddet yerine derin bir minnet duygusunun akıllarda ve kalplerde yer etmesini temenni etmekteyiz.

 

Kaynaklar


1- https://www.euro.who.int/en/countries/turkey


2- https://www.trthaber.com/haber/saglik/saglik-calisanlarinin-yuzde-67si-siddete-maruz-kaldi-556327.html


3- Yıldız, M. S. (2019). Türkiye’de Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet: Ankara İlinde Araştırma. Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi, 22(1): 135-156


4- https://blog.lexpera.com.tr/saglik-calisanlarina-yonelik-siddetin-onlenmesi-amacina-iliskin-duzenlemeler/


5- Akca,Yılmaz,Işık (2014) Sağlık Çalışanlarına Uygulanan Şiddet: Özel Bir Tıp Merkezi Örneği. Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi. 13-1.


6- https://beyazkod.saglik.gov.tr/KullanimKilavuzu.pdf


7- https://www.mevzuat.gov.tr/