• Zeynep Sena Ayrancı

Organ ve Doku Alınmasında Rıza

Organ ve doku nakli, modern tıbbın insanlığa sunduğu en büyük hizmetlerden biridir. İnsan hayatının korunması ve insanın yaşatılması, bireysel olduğu kadar toplumsal da bir ihtiyaçtır. Organ ve doku nakli için tarafların rızası şarttır.


Tıbbi müdahalelerde rıza konusu Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 28. Maddesinde düzenlenmiş, mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında rızanın herhangi bir şekle bağlı olmadığını belirtmektedir. Organ Nakli Kanunu, ‘‘mevzuatın öngördüğü istisnalar’’dan biridir.


Organ ve doku alınması ile ilgili 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakline İlişkin Kanun düzenlenmiştir. Kanun genel hükümler, yaşayan kişilerden organ ve doku alınması, ölüden organ ve doku alınması, ceza hükümleri başlıklarını taşıyan dört bölümden oluşmaktadır.



Organ ve doku nakli kanununa göre, organ verecek kişinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak verdiği yazılı rıza beyanının hekim tarafından onaylanması ya da vericinin yine en az iki tanık önünde sözlü olarak rıza beyan edip, bu beyanın aktarıldığı tutanağı imzalaması ve bunun hekim tarafından onaylanması gerekmektedir (m.6). Şu halde, organ alınmasına rıza verirken yazılılık şarttır.


Kural olarak; rızanın icrai hareketin başladığı anda mevcut olması ve hareketin bitimine kadar devam etmesi gerekmektedir. Hareket başladıktan sonra rızanın geri alınması ise, bu andan itibaren devam edecek her davranışı geçersiz ve hukuka aykırı hale getirecektir

Rızada temsil mümkün değildir. Vücut bütünlüğünü ihlal eden bir fiilin işlenmesine razı olmak, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, bu hakkın zarara uğratılmasına veya tehlikeye sokulmasına razı olma kararının bir başkasına vekâleten devredilmesi halinde geçerli bir rızadan söz edilemez. Buna karşılık, müdahaleye şahsın kendisi rıza göstermesi kararının bir temsilci vasıtasıyla açıklanması mümkündür.



2238 sayılı Kanun, rızada temsil yasağına ilişkin istisnai bir hüküm içermektedir. Kanunun 14/1. maddesine göre; bir kimse sağken resmi veya yazılı bir vasiyetle organ bağışında bulunmamış veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamamış ise sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir.

 

Kaynaklar

ÖZAR Dr. Süleyman, HALICI Türkan, Organ ve Doku Naklinde Hukuken Geçerli Rıza, makale yazısı


İlgili Yazılar

Hepsini Gör