Kadınlarda Üreme Sağlığı

Üreme sağlığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından; yalnızca üreme sistemi ile ilgili hastalık veya sakalığın olmayışı değil aynı zamanda psikososyal yönden tam bir iyilik halinde olması, güvenli bir cinsel yaşam ile kişinin kendi belirlediği miktarda ve zamanda üreme hakkına sahip olması olarak tanımlamaktadır. Üreme sağlığı, yaşamın her aşamasında kadınların üreme sistemlerini etkileyen çeşitli hastalıkları, sorunları ve koşulları kapsamaktadır.


Kadın ve üreme sağlığı, bireylerin sağlıklı üreme haklarına saygılı, çiftlerin istedikleri zaman ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları, anne ölümlerinin engellenmesi, güvenli anneliğin tüm kadınlar tarafından yaşanabilmesi, kadınların hayatları boyunca sağlıklı ve kaliteli yaşam sürdürebilmesi için politik, yasal ve sağlık sistemleri ile ilgili düzenlemelerin yapılması faaliyetlerini konu edinmektedir.


Kadın ve üreme sağlığı kavramı, 1960’lı yıllarda dünyada nüfusun giderek artmasıyla birlikte ülkeler sosyo-ekonomik yönden zorlanmaya başlamış bu da aile planlaması, kadın ve üreme sağlığı konularını gündeme getirmiştir. Ardından 1994 yılında Kahire’de yapılan “Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı” kadın ve üreme sağlığının önemi açısından bir dönüm noktası olmuştur. Konferansta kadın hakları, kadınların cinsel yaşamına müdahale edilmesi, HIV/AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklardaki artışın ve bunun bir pandemi haline gelişi gibi sorunlar vurgulanmıştır.


Üreme sağlığı cinsellikten bulaşıcı hastalıklara kadar birçok konuyu kapsamaktadır. Genel çerçevede üreme sağlığının temel ögeleri şunlardır:

  • Cinsiyet ayrımcılığı

  • Cinsellik hakkında yeterli ve doğru bilgiye ulaşamama

  • Cinselliği tatmin edici biçimde yaşayamama

  • Sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağından emin olmadan cinsel etkinlikte bulunma

  • Cinselliği ve doğurganlığı zorlamalar olmadan yaşayabilme

  • Doğum sonrası sağlık hizmetlerinden yararlanamama

  • Bilinçsiz ve korunmadan girilen cinsel ilişkiler sonucunda hastalık kapma ve buna ilişkin tedavi alabilme

  • Çok erken anne veya baba olma

Üreme Hakları

Tüm bireyler yaşamları konusunda özgürce karar verme ve hareket etme hakkına sahiptir. Tüm bu hakları kullanabilme noktasında da doğru ve güvenilir bilgiye sahip olma ve özellikle sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek hem kişinin özel yaşamı hem de topluma karşı sorumluluğu açısından oldukça önemlidir.

Herkes üremeyle ilgili karar alırken baskı, şiddet ve ayrımcılıktan arınmış olma hakkına sahiptir. Bu çerçevede kişinin sahip olduğu üreme hakları şunlardır:

  • Yaşama Hakkı

  • Özgürlük Hakkı

  • Eşitlik Hakkı

  • Mahremiyet Hakkı

  • Düşünce Özgürlüğü Hakkı

  • Bilgilenme ve Eğitim Hakkı

  • Evlenme ve Aile Kurma Konularında Seçim Yapma Hakkı

  • Çocuk Sahibi Olup Olmamaya Karar Verme Hakkı

  • Sağlık Bakımı Alma ve Sağlığın Korunması Hakkı

  • Bilimsel Gelişmelerden Yararlanma Hakkı

  • Toplanma Özgürlüğü ve Siyasete Katılma Hakkı

  • İşkence ve Kötü Muameleden Özgür Olma Hakkı

Kadınların bu haklara sahip olması yalnızca nüfusun kontrol altına alınması için değil aynı zamanda ekonomik, sosyal, siyasal ve halk sağlığı açısından da önemlidir.


Üreme Sağlığı Sorunları

Üreme sağlığı sağlık sistemleri açısından büyük öneme sahiptir. Önlenebilir ve tedavi edilebilir sağlık sorunları nedeniyle her yıl birçok anne ve bebek hayatını kaybetmekte, her gün milyonlarca kadın cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Üreme sağlığı sosyal, ekonomik ve sağlık açısından birçok soruna neden olabilmektedir. Dünyada en çok görülen üreme sağlığı sorunları ise şunlardır:


Üreme sağlığı kavramı, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar insanlar arasında bir salgın gibi yayılarak bir halk sağlığı problemine sebep olabilmektedir.


Toplumsal cinsiyet normları nedeniyle birçok kadın aslında tedavisi olabilecek hastalıklar nedeniyle tedavi olmaktan çekinmektedir. Kadınlar ergenlikten hayatın son bulmasına kadar birçok üreme sağlığı sorunuyla karşılaşmaktadır. Bazı toplumlardaki kadının yalnızca anne olarak konumlanabilmesi ve doğurduğu çocuk sayısıyla önemseniyor olması ise aile planlaması noktasında sorunlara yol açmaktadır. Kadının üreme sağlığı yalnızca doğurganlık süresince değil tüm dönemlerde takip edilmeli ve herhangi bir sorunla karşılaşıldığında sağlık hizmetinden yararlanılmalıdır. Yine aynı zamanda düşük sosyo-ekonomik durum kadınların sağlık hizmetlerine erişmelerine engel olmaktadır. Özellikle üreme yolu hastalıkları açışından erken teşhis ve tedavi büyük önem taşımaktadır.


Kadın üreme sağlığı yaşam boyu üreme sağlığı anlayışıyla doğumdan ölüme kadar bir bütün olarak ele alınarak yönetilmesi gerekmektedir. Kötü üreme sağlığı hem sağlık sistemleri açısından yük oluşturmakta hem de ekonomik açıdan kayıplara sebep olmaktadır. Kadın ve üreme sağlığı hizmetlerinin eşit, ulaşılabilir, güvenilir, modern ve sürdürülebilir olması kadın hastalıklarının azaltılmasında ve önlenmesinde oldukça önemlidir.


Kaynakça

Öztaş, Ö., Artantaş, A. B., Tetik, B. K., YALÇINTAŞ, A., Yusuf, Ü. S. T. Ü., & Uğurlu, M. (2015). 18-49 yaş grubu evli kadınların üreme sağlığı ve kontrasepsiyon hakkındaki bilgi, tutum ve davranışları. Ankara Medical Journal, 15(2).

https://w3.bilkent.edu.tr/www/saglik-merkezi/genclik-danisma-birimi/ureme-sagligi/ureme-sagligi-ve-cinsel-saglik-nedir/

www.hsgm.saglik.gov.tr

Özvarış, Ş. B., & Ertan, A. E. Üreme Sağlığında Yaşamboyu Yaklaşımı.

Akın, A., Bahar Özvarış, Ş., Özgülnar, N., Dilbaz, B., & Gülersoy Özaydın, N. (2009). Üreme sağlığına giriş. Ankara: Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü.