Gülmeyi Seviyoruz...

20 Mart 2013’de Dünya Diş Hekimleri Birliği (FDI), ağız ve diş hastalıklarının görülme sıklığını azaltmak ve kişilerin, ailelerin, toplumların ve hükümetlerin dikkatini ağız sağlığına çekmek amacıyla, 20 Mart gününü “Dünya Ağız Sağlığı Günü” olarak kabul etmiştir.

Ağız hastalıkları, en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer almaktadır. Küresel boyutta Dünya nüfusunun %90’ı çürük, diş eti hastalıkları ve ağız kanserine kadar uzanan ağız hastalıkları yönünden ciddi bir risk altındadır. Genel sağlık bütçesine de önemli yük getiren ağız hastalıkları ile mücadele ancak tıp ve diş hekimliği alanında görev yapan kesimlerin ortak işbirliği ve koordinasyonuyla mümkün olmaktadır.


Dünya ağız sağlığı gününün bu kadar hayati olması nedenleri arasında;

  • Bireylerin harekete geçmelerini sağlaması,

  • Okulları ve gençleri ağız sağlığı hakkında öğretici aktivitelere karşı cesaretlendirmesi,

  • Sağlık profesyonelleri ve sağlık hizmeti veren gruplara hizmet verdikleri insanları eğitebilmeleri için platformlar sunması,

  • Hükümetleri ve kanun yapıcı kesimi daha kaliteli ağız sağlığı hizmetlerinin sunulmasının temini noktasında bilinçlendirmesi yer almaktadır.

Günün amacı; toplumda ağız diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğu noktasında gerekli farkındalığı oluşturmak, ağız ve diş hastalıklarının özellikle de diş çürüğünün engellenebilir hastalıklar olduğunu vurgulayarak, "Sağlıklı bir vücut için önce ağız sağlığı" mesajı vermektir.

19. ve 20. yüzyıllarda diş çürüğü dünya genelinde bir epidemik salgın olarak tanımlanmış ve halen günümüzde de nezleden sonra dünyada en yaygın olarak görülen 2. hastalık olarak kabul edilmektedir.


Dünyadaki ölümlerin % 60 ‘tan fazlasının, başka bir deyişle yılda 36 milyon insanın ağız ve diş sağlığına bağlı hastalıklardan öldüğü gerçeği göz önünde bulundurulduğunda ve bu konu ağız sağlığı ile ilişkilendirildiğinde, ağız diş sağlığının ne kadar önemli olduğu görülmektedir.


Toplumumuzda ağız sağlığı ve ağız bakımı ile ilgili bilinç düzeyi yetersiz olmakla beraber ortodontik tedavi görecek hastalar için bu durum daha fazla önem kazanmaktadır. Ağız hijyeni yetersiz bireylerde ortodontik tedaviler yarar sağlamaktan çok zarar verici olabilmektedir. Bu nedenle ortodontik tedavinin hastanın yararına olması için, getirdiği avantajların oluşturabileceği zararlardan daha fazla olması gerekmektedir.


Çürük riski değerlendirmesi sonucunda düşük risk grubunda yer aldığı belirlenen bireylerde ortodontik tedavi sırasında; beslenme kontrolü, düzenli hasta motivasyonu seansları ve florür uygulamaları dekalsifikasyonların önlenmesinde yeterli olabilmektedir. Ancak yüksek risk grubunda yer alan bireyler için düzenli profesyonel diş ve diş taşı temizliği ve florür uygulamalarına ek olarak kemoteröpatik ajanların kullanılması önerilmektedir.

Ağız sağlığını küresel çapta tehdit eden önemli hastalıklardan biri ise ağız kanserleridir. Erkek bireylerde ağız kanseri görülme sıklığı %6,3 oranındadır. Ağız kanserleri; ağız boşluğunun yumuşak dokularında şişme, kanama, ağrı, yutma güçlüğü ve ülserasyonlar ile ilk belirtisini veren kötü huylu tümörlerdir. Ağız kanserleri en sık görülen kanserler arasında ilk 10 içerisinde olup, tütün ve alkol tüketimi ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Ağız kanseri teşhis edilen vakaların %75'i sigara kullanan bireylerden oluşmaktadır.


Sağlıklı dişlere sahip olmak kişinin kendine güvenini olumlu biçimde etkilemekte iken, dişsizlik; kişinin estetik ve ağız fonksiyonunu bozarak ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkilemektedir. Yani ağız sağlığı ile genel sağlık ilişkisi sadece kişilerin fiziksel sağlığı ile değil, ruhsal sağlığını ve refahını da bir arada içeren kapsamlı bir ilişkidir. Bu ise ağız sağlığı olmaksızın tam bir "sağlık ve iyilik" durumunun mümkün olamayacağını göstermektedir.


Sağlığın temel felsefesi öncelikle bireyleri hastalıklara karşı korumaktır. Koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri sağlık anlayışımızın temel değeri olmalıdır. Bu anlamda diş ve dişeti hastalıklarının önlenebilir hastalıklardan olduğu gerçeğinden hareket ederek; toplumun bilgilendirilmesi ve ağız-diş bakımı konusunda alışkanlık oluşturulması konusunda karar verici siyasi aktörlere, sağlık alanındaki meslek kuruluşlarına, eğitim kurumlarına, gönüllü sağlık kuruluşlarına ve sağlık endüstrisine büyük sorumluluklar düşmektedir.

 

KAYNAKÇA

  1. Türk Tabipler Birliği, Ağız Diş Sağlığı Haftası Kutlu Olsun, 2013.

  2. Manisa Diş Hekimleri Odası, Ağız Diş Sağlığı Haftası, 15.03.2021.

  3. Bani, Ayhan Bani, Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt:24, Sayı:3, Yıl: 2014, Sayfa: 442-451.

  4. Türk Diş Hekimleri Birliği, 10.03.2022.