Dünya Sigarayı Bırakma Günü

Sigara bağımlılığı dünyadaki en önemli önlenebilir ölüm sebeplerindendir. Yılda 6 milyon bireyin hayatını kaybetmesine sebep olan tütün bağımlılığı, dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur.


Tütünle mücadele kapsamında sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek, tütün kullanımı ve zararları konusunda farkındalık oluşturmak, tütün ürünü kullananlara bırakmaları yönünde bilinç kazandırmak amacıyla ülkemizde Dünya Sigarayı/Tütünü Bırakma Günü çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.



1. Tütün Bitkisi ve Kullanımının Tarihçesi


Tütün bitkisi patlıcangiller ailesinden gelen nicotiana türünden Güney Amerikalıların yüzyıllardır kullandıkları tek senelik otsu bir bitkidir. Bazı dini törenlerde tütsü olarak kullanılmış, daha sonra tedavi için yara ve baş ağrısı tedavilerinde kullanılmıştır. Bu sebeple tütüne “kraliçe otu” ya da “sefir otu” da denmektedir. Alkaloidineyi tütünden izole eden Jean Nicot’a ithafen “nikotin“ adı verilmiştir.


Tütün tarımı M.Ö. 6000 yılında Amerika kıtasında başlamış; 4500 sene sonra Orta Amerika’da hayatlarının sürdüren Mayalar tarafından kullanılmıştır. Yerliler kuru tütün yapraklarını ufalayarak ya da sararak ilkel pipolarda kullanmışlardır. Bazıları ise tütünden yapılmış sakızları çiğnemiş, tütün tozlarını derilerine sürmüş ya da lavman gibi kullanmışlardır. Daha sonra tütün üretim ve kullanımı kuzeyde Kızılderililer, güneyde de İnkalar tarafından benimsenmiştir.


Avrupalılar tütünü 1492 yılında öğrenmişlerdir. Küba adasındaki yerliler tütünü dini törenlerde ve şölenlerde içmişlerdir.


Amerika’ya göç eden Avrupalılar ilk defa 1531'de yeni kıtada tütün ekimi yapmışlardır. Virginia’da 1612 senesinde ilk kez ticaret amacıyla tütün tarımı gerçekleştirilmiştir.


Kuzey Amerika’da tütün üretimi 1800’de başlamış; sigara yapan makineler 1881 senesinde Birleşik Amerika’da icat edilmiştir.


1939 yılında Birleşik Amerikalı Dr. Ochsner sigara ile akciğer kanseri arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. ABD 1964 yılında sigaranın erkeklerde akciğer kanseri yaptığını ilan etmiştir.


Osmanlıda tütün tüketimi 1500’lü yıllarda Mısır’da başlamıştır. Osmanlı hükümeti 1884’te ekonomik sebeplerden tütün ekiminin yarısını Fransız Reji şirketine vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra 4 Mart 1925 günü Atatürk’ün kurduğu Ulusal Tekel ile bu duruma son verilmiştir.


2. Nikotinin Farmakolojik Özellikleri ve Nikotin Bağımlılığı


Nikotin tütün bitkisi yapraklarından meydana gelen renksiz ve uçucu bir sıvıdır. Sigara dumanındaki nikotin parçacıkları akciğere ve ordan da hızla sistemik dolaşıma katılarak beyne ulaşır. Nikotinin plazma yarı ömrü iki saattir.

Nikotin bağımlığının klinik değerlendirmesinde en çok kullanılan psikometrik test Fagerstrom nikotin bağımlılık testidir. 2004’te Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenilirlik analizi yapılmıştır.

Sigara bağımlılığı en çok görülen madde bağımlılığı çeşididir. Gelişmekte olan ülkelerde kullanımı daha yaygındır. DSÖ tahminlerine göre dünya genelinde 15 yaş üstü nüfusun 1/3’ü sigara içmektedir. Yaklaşık 1,1 milyar insan sigara içmekte ve bunların yaklaşık 800 milyonluk kısmı gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır.


Türkiye tütün üretim ve tüketiminde öncü ülkeler arasındadır. Ülkemizde sigaraya başlama yaşı 13-17 arasında değişmektedir.


3. Tütün Kullanımının İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri


Tütün kullanımı önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. Sigara içenler, sigarayı bırakmış olanlara veya hiç içmemişlere nazaran daha çok akut ve kronik hastalıklara yakalanmaktadır. Bu nedenle gündelik aktiviteden yoksun kalmakta, daha çok okul ya da iş devamsızlığı yapmaktadırlar. Ergenlikte sigaraya başlayan ve uzun zamandır düzenli bir şekilde sigara içenlerin yarısı sigaradan kaynaklı hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin yarısı da orta yaşlarda gerçekleşmektedir. Bu bireylerin yaşam süreleri sigara içmeyenlerle kıyaslandığında 20-25 yıl daha kısadır.



Sigara dumanında yaklaşık olarak 4.000 kimyasal madde olduğu, bunlardan en az 250’sinin zararlı olduğu ve 50’den fazlasının kansere sebep olduğu bilinmektedir. Sigara direkt ölümle sonlanmayan yaklaşık 50 kadar kronik hastalıkla ilişkilidir. Sigara kalp damar hastalıklarının, serebrovasküler hastalıkların başlıca sebeplerindenken, akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve periferik aterosklerozun ana sebebidir. Sigara kullanımı 20’ye yakın ölümcül hastalık için risk faktörüdür. Sigara içimi kalp hastalığı ve kansere bağlı ölümlerin üçte birinden, tüm kronik akciğer hastalıklarının ise %80’inden sorumlu bulunmuştur.


Sigara alt solunum yollarında patofizyolojik değişikliklere sebep olmaktadır. Sigara kullanan kişilerde solunum yolu florasında değişiklikler, mukus sekresyonunda artış ve alveloar makrofajların yapısında bozulma sonucunda daha sık solunum yolu enfeksiyonu görülmektedir. Solunum yollarında gelişen sık inflamasyon kalıcı değişikliklere neden olmaktadır. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) riski içilen sigara miktarı ve süresi ile orantılıdır. Ayrıca sigara içenlerde kronik öksürük, balgam, dispne vs. gibi solunum sistemi ile ilgili semptomlar artmaktadır.


4. Dünyada ve Türkiye’de Tütün Kontrolü


DSÖ’nün 2003’teki genel kurul toplantısında ‘Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ üye ülkelerin oy birliği ile kabul edilmiştir. Bu sözleşme tütün kullanımını azaltmaya yönelik düzenlemeleri içermektedir. 2004’te Türkiye de bu sözleşmeyi onaylamış ve DSÖ tarafından rehber olan MPOWER stratejilerini uygulayarak dünyada tütün kontrolü konusunda örnek bir ülke haline gelmiştir.


MPOWER paketinde en etkili altı politika:

1. Tütün kullanımı ve koruyucu politikaların izlenmesi,

2. Toplumun tütün dumanından pasif etkilenmesinin önlenmesi,

3. Sigarayı bırakmak isteyenlere yardım edilmesi,

4. Bireylerin tütünün zararları konusunda uyarılması,

5. Tütün reklamları, tanıtımı, sponsorlukların yasaklanması ve yasaların güçlendirilmesi,

6. Tütüne uygulanan vergi miktarının ve sigara fiyatının artırılması.

Ülkemizde yasal düzenlemelerin yanında sigaranın zararları konusunda toplumsal farkındalık yaratmak ve bırakmak isteyenlere “ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı” gibi ücretsiz destek olma politikaları uygulanmaktadır.


Son zamanlarda çıkan haberlerde ise İsveç Parlamentosu önümüzdeki sene Temmuz ayından itibaren sigara içimini yasaklayacağını ve 2025 sonunda tütün ürünlerinin satışını tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediğini duyurdu.


5. Sigara Kanser İlişkisi


1964’te ilk kez sigara içiminin akciğer kanseri ile nedensel ilişkisi bildirilmiştir. Daha sonra yapılan çalışmalarda da inkar edilemeyecek biçimde sigaranın akciğer kanserinin tüm histolojik tipleri için hem erkek hem de kadında başlıca sebep olduğu kanıtlanmıştır. Akciğer kanseri riski sigara içenlerin içtiği sigara miktarına, içtiği süreye ve sigaraya başlama yaşına bağlıdır.


Epidemiyolojik çalışmalar sigara ile ağız boşluğu, larinks, özofagus, mesane, böbrek, pankreas, mide ve serviks gibi birçok kanser türünün ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca sigara içenlerde sigara ile ilişkili bir kanser ortaya çıktığında aynı sebepten ikincil bir kanser çıkma riski daha fazladır.


Kanser hastaları yaşam kalitelerini olumsuz etkilemesine rağmen tanı konulmadan önce, sigara içen hastaların üçte biri tanıdan sonra sigara içmeye devam etmektedir. Sigara içmeye devam edenlerin tedavilerinin etkinliği azalmakta ve daha sık komplikasyon görülmektedir. Ayrıca ikinci primer tümör riski artmakta ve sağkalım süresi kısalmaktadır.


6. Gebelik ve Sigara Kullanımı



Kadının sağlığı direk olarak topluma yansımaktadır. Neslin sağlıklı olabilmesi için fetusun sağlıklı bir bedende gelişimine başlaması ve sağlıklı bir çevreyle buluşması gerekir. Gebelikte sigara içilmesi maternal, fetal ve infant morbidite ve mortalitesine neden olarak kötü gebelik sonuçlarına yol açan ve modifiye edilebilen en önemli risk faktörlerinden biridir. Anne ve çocuk sağlığına yönelik yapılan çalışmalardaki başarılara rağmen tütün içimindeki artış çözülmesi gereken bir toplum sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.


DSÖ, antenatal takiplerde her kadının sigara gibi madde kullanımının sorgulanmasını tavsiye etmektedir. Nikotin ve karbonmonoksit fetusun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Nikotin, vazokonstriksiyon ve uterin arter kan akımında azalmaya sebep olmakta; karbonmonoksit ise fetal dokulara oksijen ulaşımını azaltmaktadır. Dolaşımdaki siyanid düzeyleri sigara içenlerde daha fazladır. Bu madde, bölünen hücrelere toksik etki göstermektedir. Gebelikte sigara içilmesi düşük, ektopik gebelik, fetal gelişme geriliği, ablasyo plasenta, preterm doğum ve membranların erken rüptürü riskini artırmaktadır. Sigara içen gebelerde perinatal mortalite hızı 3 kat artmaktadır.


7. Sigara Bırakmaya Destek Tedavileri


Herhangi bir bırakma desteği olmadan tütün bırakma girişimleri yaklaşık % 4’lük bir başarıya sahiptir.


I. Kısa Klinik Görüşmeler


Burada iki yöntem dikkat çekmektedir. Bunlardan ilki 5A yöntemi, diğeri ise 5R yöntemidir.

#Sigara Bırakmada 5A Yöntemi


Sigara bırakmayı düşünen bireylere önerilmektedir.


· Ask (öğren)

· Advise (öner)

· Assess (ölç)

· Assist (önderlik et)

· Arrange (örgütle)


#Sigara Bırakmada 5R Yöntemi


Sigara bırakmayı düşünmeyen bireylere önerilmektedir.


· Relevance (ilişki)

· Risks (riskler)

· Rewards (ödüller)

· Roadblocks (engeller)

· Repetition (tekrar)


II. Yoğun Klinik Görüşmeler


Uzmanlarca ve kısa klinik görüşmelere göre daha geniş zamanda gerçekleştirilen tedavilerdir. Kısa klinik görüşmelere nazaran 10 dakikadan uzun süren yoğun klinik görüşmelerin sigara bırakma başarısı daha yüksektir. Görüşmelerin sayısı da başarıyı arttıran önemli unsurlardan biridir.


Burada da sigarayı bıraktırma sürecinde 5A stratejileri sağlık profesyonellerine önerilmektedir.


III. İzlem


Bırakma görüşmesindeki kişi ile bırakma günü belirlendikten sonra, takip eden hafta içinde bir izlem günü belirlenmesi ve imkan dahilinde ise bu görüşmenin yüz yüze olması önerilmektedir. Sonraki izlemlerin hastanın özelliklerine ve olanaklara göre 15 günde bir, ayda bir olması, üçüncü aydan sonra da üç ayda bir devamı tavsiye edilmektedir. Bırakma sonrası ilk ayda relapsın çok yüksek olduğu hatırlanmalıdır. İzlemler esnasında başarı durumunun takdiri yapılmalı; engellerin tespiti ve baş etmeye yönelik destek sağlanmalıdır.


IV. Farmakoterapi


Sigarayı bırakmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış farmakolojik tedaviler ile motivasyonel desteğin birlikte kullanımı bırakma başarısını artırmaktadır. Sigarayı bırakmaya yardımcı olarak kullanılan güncel farmakolojik tedavi seçenekleri nikotin içeren preparatların yanı sıra nikotin içermeyen Bupropion ve Vareniklin’dir.


V. Nikotin Replasman Tedavisi (NRT)


NRT’de hedef, sigaranın bırakılmasının ardından ortaya çıkabilecek olan nikotin yoksunluk semptomları ile baş edebilmeyi sağlamaktır. Fagerström değerlendirmesi ile bireyde orta ya da üzerinde nikotin bağımlılığı saptanması durumunda veya hafif derecede bağımlılık saptanmış fakat başarısız bırakma deneyimleri olduğunda nikotin replasman tedavisi önerilmektedir. Sakız, pastil, dilaltı tablet, nazal sprey, oral inhaler ve transdermal bantlar güncel formlarıdır. En sık nikotin sakızı ve bant formları kullanılmaktadır.


Sigara/ tütün kullanımı ve daha sonrasında meydana gelen hastalıklar her ne kadar bireyden kaynaklı da olsa sağlığına kavuşmak istemesi bir haktır. Ve bu talep ilgili sağlık kurum ve kuruluşu tarafından karşılanmalıdır.


 

KAYNAKÇA

  1. Bayman, E. (2016). Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastalarda başarısızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi (Doctoral dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi). S: 13,14.

  2. Hüseyin, B. (2018). Kanser tanısı alan hastaların birinci dereceden yakınlarında sigara bırakma davranışının değerlendirilmesi (Master's thesis, Kanser Enstitüsü). S: 16,18,19.

  3. Kahyaoğlu, S., Şule, Ö. Z. E. L., Üstün, Y. E., & Erdöl, C. (2018). Gebelik ve sigara bırakma. Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi, 15(1), 24-27. S:1.

  4. Durmaz, S. E. Y. F. İ. (2019). Sigarayı Bırakmaya Yönelik Destek Tedavisi. S: 163,164,165,166,167.

  5. Gönüllü Sadelik. Dünya Sigarayı Bırakma Günü. 03.02.2022. https://www.gonullusadelik.com/2018/02/09/dunya-sigarayi-birakma-gunu/.

  6. Prof. Dr. Mustafa Özdoğan. Sigara nasıl iktidarsızlığa neden olur?. 08.02.2022. https://www.drozdogan.com/iktidarsizlik-ve-sigara-tutun-urunlerinin-tek-zarari-kanser-degil/.

  7. Doç. Dr. Beril Gürlek. Gebelik ve Sigara Kullanımı. 06.02.2022. https://drberilgurlek.com/gebelik-ve-sigara-kullanimi/.