Dünya Kulak ve İşitme Günü

'İşitme Kaybında Erken Teşhis Önemlidir'


İnsanlar arasında en önemli iletişim unsurlarından biri işitmedir. İskoçyalı bilim insanı, annesi ve eşi işitme engelli olan Alexander Graham Bell işitme engelliler için yaptığı çalışmalar sırasında telefonu icat etmiştir. Bell‘in hayatı boyunca yaptığı çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır.



Dünyada 360 Milyon işitme engelli bulunmaktadır. 2015 TÜİK verilerine göre ülkemizde İşitme cihazı/implant kullanıyor olmasına rağmen duymada çok zorlanan veya hiç duyamayan nüfusun oranı %1,1’dir. Bu oran erkeklerde %1,1 iken, kadınlarda %1,2’dir.


İşitme kayıpları kulağın bir veya daha çok yerinin hasarıyla, çeşitli nedenlerden oluşmaktadır. Ebeveynler arasında akrabalık olması, ailede çocukluk döneminde başlayan kalıtsal işitme kaybı olması, annenin hamileyken kullandığı bazı ilaçlar ve geçirdiği hastalıklar, doğum kilosunun düşük olması, kulağın anormal görünmesi, ateşli hastalık geçirmesi ve bebeğe verilen bazı ilaçlar işitme kaybına neden olabilmektedir. Aileler herhangi bir dönemde bebeklerinde işitme kaybından şüphelenirlerse bir uzmana başvurmalılardır.


İşitme kaybının erken teşhisi büyük önem taşımaktadır. Özellikle ilk 3 yaşta gelişimin büyük ölçüde tamamlandığı işitme ve konuşma fonksiyonumuzun değerlendirilmesi ve varsa işitme kaybının, özellikle ilk 6 aydan önce belirlenip müdahale edilmesi, çocuğun işitme ve konuşma engelli bir birey olmaktan çıkıp topluma normal bir birey olarak kazandırılmasını sağlamaktadır.

İşitme kayıpları, çocuğun sesleri oluşturarak konuşmasını geciktiren ve bozan en önemli faktördür. Eğer işitme kaybı vaktinde teşhis edilmez ve rehabilitasyon programlarına alınmazlarsa, çocukların psikolojik ve sosyal gelişmeleri yetersiz olur ve ilerleyen yıllarda eğitim ve sosyal uyum açısından, yaş ve zekaca eşitleri olan çocuklardan geri kalırlar. Bu durumda da çocuk, "işitme kaybı olan bir insan" olmaktan çıkar ve "psikolojik sorunları olan, sosyal hayat ile uyumsuz bir engelli" haline gelir. Yapılan araştırmalar işitme kaybının saptanması bakımından en kritik dönemin "yeni doğan dönemi" olduğunu ortaya koymaktadır. Doğduktan sonra en geç altı ay içinde işitme engeli teşhisi konan ve işitme cihazı uygulanıp özel eğitime alınan bebeklerin konuşma becerisi normal yaşıtlarına benzer seviyede gelişebilir. İşitme engeli ile doğan, bu engeli fark edilmeyen bebeğin dil gelişimi durur ve bununla birlikte zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimi yavaşlar.


Yenidoğan tarama programları altında uygulanan "işitme taraması programı" ile bebeğin ilk dönemlerinde bu sorun gelişmiş odyolojik testler ile belirlenebilmekte ve sorunu olan bebeklerde klasik işitme cihazı veya gelişmiş koklear implant uygulamaları ile işitmenin düzeltilmesi sağlanabilmektedir. Yenidoğan bebeklerin kulaklarına belli şiddette sesler verilip, duyup duymadığı beyin dalgaları ölçülerek anlaşılır. Bu işlem basit olup, bebeğe hiçbir rahatsızlık vermez, 15 dakikada yapılabilir. Testin güvenilirliği %97 oranındadır.


İstatistiklere göre, yenidoğan bebeklerde işitme kaybı en sık görülen doğumsal anomalilerden biridir. Yenidoğan bebeklerde işitme kaybı görülme sıklığı yaklaşık olarak her 1000 yenidoğan bebekte, 1-3 arasındadır. Bu oran yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde kalması gereken bebeklerde ise her 1000 bebekte 20-40 arasında artış göstermektedir.


Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin % 50′sinin önlenebilir olduğunu bildirmektedir. İşitme kayıpları mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı (KBB) hekimlerce teşhis edilmelidir.


Ani işitme kaybı, daha önce işitme kaybı olmaksızın 3 günden kısa sürede gelişen iç kulak ve/veya işitme sinirinden kaynaklanan işitme kayıpları olup her yaş grubunda görülse de 40-50 yaş arasında daha sık rastlanmaktadır. Bu işitme kayıplarının nedeni çoğunlukla (%90 oranında) bilinmemektedir. Ancak viral enfeksiyonlar, travma, çok şiddetli sese maruz kalma, damarsal olaylar, basınç değişikliği, geçirilmekte olan iç kulak hastalığı, bazı sistemik hastalıklar ve kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar neden olabilmektedirler. Ani işitme kaybı acil hastalıklardan biridir. Hastalığın iyileşme oranını en çok etkileyen faktör tedaviye erken başlanmasıdır.


Toplumda sağlıklı bir iletişimin temelini işitme ve konuşma fonksiyonumuz oluşturur. Konuşma gelişiminin sağlıklı bir işitme ile sağlanabildiği düşünülürse işitmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır. İşitme kaybına bağlı olarak gelişen sorunların çözümü, bireyin toplumsal yaşama güçlü bir şekilde katılmasını sağlamakta ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Bu sorunun çözümünde, bireyin sahip olduğu işitme kaybı düzeyine bağlı olarak çeşitli seçenekler karşımıza çıkmaktadır.


 

KAYNAKÇA


  1. T.C. Sağlık Bakanlığı Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğü. 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü (saglik.gov.tr). 17.02.2022.

  2. T.C. Sağlık Bakanlığı Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü. 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü (saglik.gov.tr). 17.02.2022.

  3. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi. 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü – Near East University Hospital (neareasthospital.com). 17.02.2022.