Hastaların Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma Hakkı

Madde 38- Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkânları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde, hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınmalıdır.

Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbî tedaviye hiçbir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun hizmet için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir.



Dini destek isteyemeyecek durumda olan, dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır. Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kuruluşunun çalışma usul ve esaslarını gösteren mevzuatta ayrıca düzenlenir.



Bu hak, sağlık hizmetlerinde hastaların inanç ve düşüncelerine saygı gösterilmesi açısından oldukça önemli bir konudur.




Hastaların düşünceleri ve yaşam konusundaki seçimlerine uygun hareket edebilmesi, inançlarının gereklerini yerine getirebilmesi, inançlarına uygun manevî yardım alması gibi başlıklar bu hak kapsamına girmektedir.


Hastaların inanç ve vicdan özgürlüğüne saygı kapsamında kendi dinî gereklerini yerine getirebilmeleri için hastalara gerekli olanaklar sunulmalıdır. Buna göre her inanca mensup kişilere talepleri hâlinde kendi dinî gereklerini yerine getirebilmelerini sağlamaya yönelik önlemler alınmalıdır. Bu hakkın kullanılması, başkasının sağlığını veya huzurunu bozacak bir nitelik taşıyorsa sınırlanabilir.


Farklı dine mensup hastalarımızın din adamı talep etmesi durumunda Hasta İlişkileri Yetkilisi'ne haber verilir ve ilgili ülkenin konsolosluğu ile irtibata geçilmesi sağlanır.