Ailevi Akdeniz Ateşi "FMF"

FMF yani Ailevi Akdeniz Ateşi sık karşılaşılan otoinflamatuvar genetik bir hastalıktır. Başta Yahudiler, Türkler, Ermeniler ve Araplarda sık gözlemlenen bu hastalığa Doğu Akdeniz’de yaygın olmasından ötürü Ailesel Akdeniz Ateşi denmektedir. Bu hastalık otozomal resesif genetik geçiş ile aktarılır.(1)


AAA "FMF" dünyada en fazla Türkiye’de görülmektedir.

Türkiye’de 1/400-1/1000 sıklığıyla görülmekte olan bu hastalık(2) Akdeniz kıyılarında yaşayanlardan ziyade Kastamonu, Sinop, Tokat, Sivas, Ankara, Erzincan, Çorum, Ankara, Sivas, Çankırı, Kayseri, Malatya, Kars, Erzurum, Ağrı gibi Batı-Orta Karadeniz’deki illerde ve İç-Doğu Anadolu illerinde hastalar diğerlerine göre daha fazla bulunmaktadır.(3)


16. kromozomun kısa kolunda bulunan MEFV (Mediterranean fever) geninin görevi pirin/meranosterin adlı proteini kodlamaktır.(4) Pirin proteini inflamasyona yol açan lökositleri baskılayarak inflamasyonu kontrol altında tutmaya yaramaktadır. Bu yüzden bu gende oluşan mutasyonlar pirin proteininin eksprese olamamasına sebep olmakla birlikte inflamasyon kontrolünün bozulmasına sebep olur. Bunun sonucunda FMF bulguları gelişir.(5)


FMF Belirtileri nedir? Tanısı Nasıl konur?


FMF hastalarının yaşadığı en büyük sorun doğru tanıya ulaşmaktır. FMF’in bulguları diğer birçok hastalık ile benzer olmasının yanında psikolojik olduğu ve dikkat çekmek amacıyla yapıldığı sanılmakta ve tanı oldukça zor bir hal almaktadır.


Bu yüzden;

1- Psikolojik ya da dikkat çekme şeklinde yorumlanan karın, göğüs ağrılarında

2- Özellikle çocuk hastalarda açıklanamayan ve tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonlarında, orta kulak enfeksiyonlarında, antibiyotik verilen ateşli ataklarda

3- Tanı alamayan ya da romatizma tanısı konan eklem şişkinliklerinde

FMF olma olasılığı akılda tutulmalıdır.(6)


Nedeni saptanamayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, ayak bileği ve diz eklemlerinde şişkinlik, hareket kısıtlılığı durumlarında FMF'ten şüphelenilmelidir.(7)

Ateş

Hastalığın en tipik bulgularından biridir. Hemen hemen bütün hastalarda nöbetlerinin bir döneminde ateş vardır. Ateşin şiddeti, hafiften 40⁰ C’ ye kadar değişebilir. Birkaç saatten 4 güne kadar yüksek kalabilir, fakat genellikle 24 saatte düşer.


Abdominal Ataklar

Karın ağrısı, FMF’te en sık rastlanan (%90) nöbet tipidir. Genellikle aniden ortaya çıkan bir kadranda başlayıp bütün batına yayılan ağrı şeklindedir. Karın ağrısı ateşten önce görülür ve ateş normale döndükten sonra 1-2 gün süreyle devam eder.


Eklem Atakları

FMF’in önemli bir özelliğidir ve sık (%75) görülür. Klasik olarak gezici olmayan eklemde tahribat yapmayan eklemleri asimetrik olarak tutan mono veya oligoartiküler artrit tarzında ortaya çıkar. Kural olarak büyük eklemler tutulur. En sık tutulan eklemler alt ekstremite eklemleridir. Fakat hemen hemen her eklem tutulabilir. Belirti ve bulgular 1-2 günde pik seviyesine ulaşır ve kalıcı hasar bırakmadan yavaş yavaş düzelir. Ataklar, küçük travmalar ve uzun yürüyüş gibi olaylarla tetiklenebilir.


Göğüs Atakları

Göğüs atakları genellikle tek taraflıdır. Hızlı ve yüzeysel solunuma sebep olan şiddetli bir ağrı vardır. Fiziksel bulgular genellikle azdır. Göğüs atağı geçiren bir hastada tanısal zorluklardan biri perikardiyal bir atak olup olmadığını teşhis etmektir. Perikardiyal atak nadiren görülür ve genellikle spesifik bir belirti yoktur veya çok azdır.


Cilt Atakları

Erizipel benzeri eritem, FMF için tipik olan yegane döküntüdür. Hemen her zaman alt ekstremitelerde dizin alt kısmında lokalize olur. Ayak sırtında veya ayak bileğinde yer alır. Sıklıkla tek taraflıdır. Genellikle geniş bir sahayı etkileyen keskin sınırlı, kızarık, sıcak ve hassas bir cilt bölgesi olarak ortaya çıkar. Eritem 2-3 gün içinde kendiliğinden geçer.


Adale Atakları

FMF de çeşitli sebeplere bağlı olarak adale tutulumu ortaya çıkabilir. Kısa veya uzamış febril adale atakları, egzersize bağlı baldır ağrısı, fibromyalji, kolşisin mitopatisi başlıca sebeplerdir. FMF’li hastaların %30’unda bacaklarda egzersize bağlı ağrı oluşur. Bu ağrı genellikle baldır ve incik adalelerini etkiler.(8)


FMF Tedavi edilebilir mi?

FMF’in bilinen en temel tedavisi Kolsişin’dir. Bu ilaç atakların şiddetini ve sıklığını azaltmak, bazı vakalarda tamamen kurtulmak ve amiloid maddesinin organlarda -özellikle böbrekte- birikimini önlemek amacıyla kullanılır. İlaç ömür boyu kullanılmalıdır. Atakları engellemese, azaltmasa veya çoktan amiloidoz gerçekleşmiş olsa dahi hasta ilacı kullanmaya devam etmelidir. Çünkü bu ilaçla hastalığın ilerlemesini yavaşlatılması hedeflenir.


Günlük doz yetişkinlerde günde 3, çocuklarda günde 2 defa şeklindedir. Yetişkinler için bu 1,5-2 mg’a denk gelir. Doz değişimi ve ayarlanması hekim tarafından yapılır. Amiloidoz gelişmiş kişilerde mümkün olan en yüksek doz kullanılmalıdır ki yetişkinler için bu doz 2 mg'dır.


Kolsişin’in en sık rastlanan yan etkileri ishal, hafif karın ağrısı ve bulantıdır. Bu şikayetlere sahip hastalarda doz daha yavaş arttırılır ve yan etkiler zamanla kaybolur. Kolsişin kullanan hastalar 4-6 ayda bir kan sayımı, kas ve karaciğer enzimleri, iltihap göstergeleri ve idrar tahlilleri yapılarak kontrol edilmelidirler.


 

Kaynaklar

1- Bernot A, Clepet C, Dasilva C, on behalf of the French FMF consortium. A candidate gene for familial mediterranean fever. Nat Genet 1997; 17(1): 25-31.

2- Tunca M, Akar S, Onen F, et al. Familial Mediterranean fever (FMF) in Turkey: results of a nationwide multicenter study. Medicine (Baltimore) 2005; 84(1): 1–11.

3- Cobankara V, Fidan G, Turk T, Zencir M, Colakoglu M, Ozen S. The prevalence of familial Mediterranean fever in the Turkish province of Denizli: a field study with a zero patient design. Clin Exp Rheumatol 2004; 22(4 suppl 34): 527–30.

4- Onen F, Sumer H, Turkay S, Akyurek O, Tunca M, Ozdogan H. Increased frequency of familial Mediterranean fever in Central Anatolia, Turkey. Clin Exp Rheumatol. 2004; 22(4 Suppl 34): 31-4.

5- Kisacik B, Yildirim B, Tasliyurt T, et al. Increased frequency of familial Mediterranean fever in northern Turkey: a population-based study. Rheumatol Int. 2009; 29(11): 1307-17.

6- Kisacik B, Yildirim B, Tasliyurt T, et al. Increased frequency of familial Mediterranean fever in northern Turkey: a population-based study. Rheumatol Int. 2009; 29(11): 1307-17

7- Saatci U, Bakkaloglu A, Ozen S, Besbas N. Familial Mediterranean fever and amyloidosis in children. Acta Paediatr 1993; 82(8): 705-6.

8- Livneh A, Langevitz P, Zemer D, Padeh D, Migdal A, Sohar E, Pras M. The changing face of familial Mediterranean fever. Semin Arthritis Rheum 1996;26:612-627